Çıkış / Exit

İşleminiz Yapılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
English

Halfeti tarikatına mensup olup "Oğlanlar veya Olanlar" Şeyhi olarak tanınır. 1655 yılında İstanbul'da ölmüştür. Tüccar bir aileye mensuptur. Aile mesleğini devam ettirmeyip tasavvufa yöneldi. İstanbul'a giderek Seyyit Seyfullah Efendi halifelerinden Hakikizade Osman Efendi'den halifelik aldı. Daha sonra Oğlanlar Tekkesi’nin Şeyhi olarak ölümüne kadar devam ettirdi. Tekkesi ve türbesi Aksaray Meydanı’nın düzenlenmesi ve Millet Caddesi’nin 1957 de açılması sırasında yıktırılmıştır. Mezarı Murat Paşa Camii haziresine nakledilmiştir.

Kaynaklarda ‘’Aksarâyî’’ mahlasıyla anılan İbrahim Efendi’nin ismi, ‘’Oğlanlar Şeyhi’’, ‘’Oğlan Şeyhi’’, ‘’Oğlan Şeyh’’, ‘’Olanlar Şeyhi’’ ve ‘’Olan Şeyhi’’ lakaplarıyla kaydedilmiştir. Doğrudan doğruya İbrahim Efendi’nin sohbet meclislerinde tutulan notlardan oluşan, Sohbet-name adlı eserinde Gaybî’nin kaydettiğine göre, daha çocukluk döneminden itibaren tasavvufun bir takım inceliklerine vakıf olduğunu gösteren işaretlerden dolayı kendisine ‘’küçük yaşta şeyh’’ anlamında ‘’Oğlan Şeyh’’lakabı verilmiştir. Öte yandan, bu konudaki en sağlıklı değerlendirmeyi yapan Müstakimzade’ye göre, Aksaray’da seccâde-nişîn olarak bulunduğu sıralarda tekke faaliyetlerini daha çok gençlere yönelik sürdürmesinden dolayı o, ‘’gençlerin şeyhi’’ manasında ‘’Oğlanlar Şeyhi’’ ismiyle anılmıştır. Nitekim O’nun tekkesi de ‘’Oğlanlar Tekkesi’’ adıyla şöhret bulmuştur. Hüseyin Vassâf ve Bursalı Mehmed Tahir hiçbir kaynak göstermeksizin İbrahim Efendi’yi, ‘’tarikat terbiyesi bakımından kemâle ermek’’ anlamındaki ‘’olmak’’ fiilinden türemiş ‘’Olan Şeyh’’ ve ‘’Olanlar Şeyhi’’ lakabıyla zikretmektedirler. Vassâf, onun tekkesinin de ‘’Olanlar Tekkesi’’ diye isimlendirildiğini belirtmektedir. Her iki yazarında bu konudaki görüşlerini destekleyecek herhangi bir tarihi belge bulunmamakla birlikte, ‘’Oğlan’’ kelimesi, zamanla uğradığı anlam kayması sonucunda, onun genç bir mürşid olarak anılmasının yerine, bu lakap, zamanla kemâle ermiş olgun bir insanı tanımlar hale gelmiştir. 29


İNSAN OLAN ANLAR BİZİ

Vâkıf-ı esrar olup hayran olan anlar bizi,
Anlayamaz hayvan olan insan olan anlar bizi.

Bu fenâ gülzara hergiz (asla) meylimiz yoktur bizim,
Her seher bülbül gibi nâlân olan anlar bizi.

Zâhid-i leffâf (Kat kat örtülere bürünmüş) olan rehzenlere (yol kesici, eşkıya) açılmazuz,
Açılıp güller gibi handân olan anlar bizi.

Baş açık, yalın ayak, râh-ı fena abdalıyız,
Ref’ edip ten cübbesin üryân olan anlar bizi.

Li-maallah (Allah’la birlik) sırrına mahremdir İbrahim bugün,
Ol saray-ı vahdete mihman (misafir) olan anlar bizi.
 

Somuncu Baba

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerinden. 'Somuncu Baba' lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri'de doğdu. İsmi Hâmid, babasının ismi Şemseddîn Mûsâ'dır. İlk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam'a giderek, Hankâh-ı Bâyezîdiyye'de ilim öğrendi. ...

Yunus Emre

Milletimizin değer verdiği şahısları gönüllerinde yaşatırken, onlara sahip çıkıp kendi beldelerinde olduğunu ileri sürmeleri de gayet tabiidir. Yunus'un on yerde mezarının ya da makamının olması da bu yüzdendir. Yunus'a izafe edilen mezar, bugün Aksaray İli, Ortaköy ilçesinin Reşadiye köyündedir. (Yrd. Doç. Dr. Doğan KAYA) Bayazıd Devlet Kütüphanesi'nde bulunan bir mecmuada geçen bilgilere göre Yunus...

Tapduk Emre

Taptuk Emre, Horasanlıdır. Moğol istilaları döneminde Anadolu'ya gelmiştir. 1210-1215 yılları arasında doğduğu sanılmaktadır. Hacı Bektaş-ı Veli'nin halefidir. Söylenceye göre Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre'yi yetiştirme işini Taptuk Emre'ye bırakır. Taptuk Emre dergâhına kırk yıl odun taşıyan derviş Yunus; bu dergâhın yetiştirdiği en büyük ozan olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'de...

Cemaleddin Aksaray-i

Cemaleddin Aksaray-i, Murat Hüdavendigar döneminde yetişmiş; hadis, tefsir, fıkıh, ahlak, edebiyat ve tıp dallarında eserler vermiş, Aksaray-i nisbesinden dolayı Aksaraylı olarak kabul edilen ancak Tebriz-i nisbesinden dolayı da Tebriz'de doğmuş olabileceği varsayılan alim bir insandır. İlk tahsilini Aksaray'da tamamlamış, Amasya'da devam etmiş ve Amasya Kadılığı ve Kazaskerliği yapmış, oradan Konya...

Zenbilli Ali Efendi

Zenbilli Ali Efendi, Piri Mehmed Paşa'nın dedesi Mahmut Çelebi'nin amcası Ahmet Çelebi'nin oğludur. Cemaleddin Aksaray-i'nin ikinci batından evladı olup doğum tarihi hakkında kesin bir tarih bulunmamaktadır. Ali Cemali efendi daha eğitimin başındayken hukuk tahsiline önem verdiği, fıkıh ve usul-i fıkıhla ilgili Muhtasar-ı Kuduri ile Manzume-i Nesefi'i ezberlemesinden anlaşılmak tadır. Karaman'dan...
erotik diyet sitesi