Çıkış / Exit

İşleminiz Yapılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
English

19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır.

 Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte "Foto Üç Yıldız" adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde kesintilere uğrayarak geçmiştir.

 Resme olan ilgisi sonunda 1945 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisini 1953 'de Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde bitirmiştir. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sanat-edebiyat yazarlığı ve fotoröportajlar yapmaya başlamıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkı ile yaptığı röportajları konu alan gazete yazıları hazırlamış, daha sonra bu röportaj serileri Topraksızlar, Gide Gide, Ha Bu Diyar, Harran ve Irıp, Ey Samandağ Samandağ adlı kitaplar olarak yayınlanmıştır. Gazetelerde, hazırladığı desenler de yayınlanmıştır. 1953-1996 yılları arasında Anadolu insanının yaşamını belgelediği fotoğraflarını da "Gide Gide" başlığı altında, "Memleketimden İnsan Manzaraları, Anadolu 63" adlı sergilemelerle tanıtmıştır. Fikret Otyam'ın fotoğraf sanatındaki başarısının temelinde Bedri Rahmi'nin üç tonda leke konusundaki öğretileri yer alır. Bu tekniği yağlı boya teknikleri çalışmaları ile birlikte yan yana yürütmüştür. Resmi hiçbir zaman bırakmamasına karşın  1980'e kadar fotoğraf ve yazarlık çalışmalarında yoğunlaşmıştır.

 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra, Dünya Gazetesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olmuş, ayrıca ünlülerin kitap kapaklarını ve iç resimlerini de çizmeye başlamıştır. Daha sonra 1956'dan itibaren Ankara'da Ulus gazetesinde, 1962'den itibaren de Cumhuriyet gazetesinde sanat ve siyaset yazarlığı yapmıştır.

 Resim çalışmalarını Cumhuriyet gazetesinden emekli olduktan sonra (1979) yoğun biçimde sürdürmüştür. Resimlerinin konusu 1950'li yıllardan itibaren Anadolu'nun doğası, halkı ve yaşantısını yansıtmaktadır. Akademik bir eğitim görmüş olmasına karşın, akademicilikten uzak, geleneksel çizgileri temel alan bir tarz, renkçi-lekeci eğilim resimlerine yansımaktadır. İlk resim sergisini 1952 de açan sanatçı günümüze kadar yurt içi ve yurt dışında otuzun üzerinde sergi açmıştır ve resimleri birçok yurt dışı müzelerinde ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

 Eşi Filiz Otyam ile 1977 yılında evlenmiştir. Birlikte 1979'da Antalya'nın Gazipaşa ilçesine yerleşmişlerdir. Amerika'da iç mimarlık eğitimi gören Filiz Otyam sanatını dokumalar yaparak sürdürmektedir. Otyam'ların ortak sergileri yurtdışında  Kuveyt, Kopenhag, Münih, Köln, Esslingen, Leverkusen, Bercsichgladbach'ta açılmıştır.

 Kitapları: Hu Dost, 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra, Kara Sevdam Anadolum, Mayınlar Çiçek Açmaz, Mayınlı Topraklar Üzerinde, Kanlı Gömlekler, Adı Yemendir, Harran Koçaklaması, Can Arkadaş, Ceylanlar Suya İndi, Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları, Pavli Kardeş, Ağlama Anam Şu Bizim Gazipaşa ve İsmet Paşalı Yıllar.

 Fotoğraf Sergileri : Gide Gide Serileri (1964-1974), Otyam'ın Objektifinden (1997), Dünya Güzel Olmalı (1983), Eğer Bizi Sual Eden Olursa (1979, Filiz Otyam ve İbrahim Demirel ile karma sergi).

 Resim Sergileri: "Onlar Grubu" ile sergileri (1947-1953), Memleketimden İnsan Manzaraları (1976), İnsan Manzaraları (1978), Filiz Otyam ile ortak yurt içi ve yurt dışı resim ve dokuma sergileri (1981-1997).

 Ödülleri: Atatürkçü Düşünce Derneği Onur Plaketi (1995), Gazeteciler Cemiyeti Basın Şeref Belgesi (1962 ), On Yılın Basın Şeref Belgesi (1980-1990), İstanbul devlet Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü Onur Belgesi, Üçüncü Hacıbektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü (1996), Pir Sultan Abdal Onur Belgesi, UNESCO AIAP Türkiye Ulusal Komitesi Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Onur Belgesi, Akdeniz Üniversitesi Onur Belgesi, Şanlıurfa Kültür Eğitim Sanat Araştırma Vakfı Onur Belgesi.

 
 

Somuncu Baba

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerinden. 'Somuncu Baba' lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri'de doğdu. İsmi Hâmid, babasının ismi Şemseddîn Mûsâ'dır. İlk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam'a giderek, Hankâh-ı Bâyezîdiyye'de ilim öğrendi. ...

Yunus Emre

Milletimizin değer verdiği şahısları gönüllerinde yaşatırken, onlara sahip çıkıp kendi beldelerinde olduğunu ileri sürmeleri de gayet tabiidir. Yunus'un on yerde mezarının ya da makamının olması da bu yüzdendir. Yunus'a izafe edilen mezar, bugün Aksaray İli, Ortaköy ilçesinin Reşadiye köyündedir. (Yrd. Doç. Dr. Doğan KAYA) Bayazıd Devlet Kütüphanesi'nde bulunan bir mecmuada geçen bilgilere göre Yunus...

Tapduk Emre

Taptuk Emre, Horasanlıdır. Moğol istilaları döneminde Anadolu'ya gelmiştir. 1210-1215 yılları arasında doğduğu sanılmaktadır. Hacı Bektaş-ı Veli'nin halefidir. Söylenceye göre Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre'yi yetiştirme işini Taptuk Emre'ye bırakır. Taptuk Emre dergâhına kırk yıl odun taşıyan derviş Yunus; bu dergâhın yetiştirdiği en büyük ozan olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'de...

Cemaleddin Aksaray-i

Cemaleddin Aksaray-i, Murat Hüdavendigar döneminde yetişmiş; hadis, tefsir, fıkıh, ahlak, edebiyat ve tıp dallarında eserler vermiş, Aksaray-i nisbesinden dolayı Aksaraylı olarak kabul edilen ancak Tebriz-i nisbesinden dolayı da Tebriz'de doğmuş olabileceği varsayılan alim bir insandır. İlk tahsilini Aksaray'da tamamlamış, Amasya'da devam etmiş ve Amasya Kadılığı ve Kazaskerliği yapmış, oradan Konya...

Zenbilli Ali Efendi

Zenbilli Ali Efendi, Piri Mehmed Paşa'nın dedesi Mahmut Çelebi'nin amcası Ahmet Çelebi'nin oğludur. Cemaleddin Aksaray-i'nin ikinci batından evladı olup doğum tarihi hakkında kesin bir tarih bulunmamaktadır. Ali Cemali efendi daha eğitimin başındayken hukuk tahsiline önem verdiği, fıkıh ve usul-i fıkıhla ilgili Muhtasar-ı Kuduri ile Manzume-i Nesefi'i ezberlemesinden anlaşılmak tadır. Karaman'dan...
erotik diyet sitesi